You are here: Ana sayfa Yerel Dilimiz Cafer Amca'dan

Pamukörenim Web Sitesi

Pamukören yanınızda ...

Decrease Size Reset font to default Increase Size

latest news

most popular

Türk Radyoları

Günün Sözü

Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlâtlarından ibarettir. Bu millet istiklâlsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
Kemal Atatürk - 1922
Cafer Amca'dan

Cafer Amca

İNCİLİ ÇAVUÅž
Çok eskiden incili çavuÅŸ adında, özlü sözler söyleyen biri varmış. Yakın köyün birinden pazar dönüÅŸü birisiyle karşılaÅŸmış. Yolda giderken bir ekin tarlasına rastlamışlar. İncili ÇavuÅŸ yanındaki adama: Bu ekin yendi mi? Yenecek mi? diye sormuÅŸ. Adam cevap vermemiÅŸ. Daha sonra bir cenazeyle karşılaÅŸmışlar. İncili ÇavuÅŸ: Bu adam öldü mü ? Ölecek mi? diye sormuÅŸ. Adam yine cevap vermemiÅŸ. Yola devam edilirken yokuÅŸa gelmiÅŸler. İncili ÇavuÅŸ, yol arkadaşına yokuÅŸun yarısına kadar sen bindir, yarısından sonrasını ben bindireyim demiÅŸ. Adamdan yine cevap gelmemiÅŸ. Tepeyi aÅŸtıktan sonra ormanlık bir alana gelmiÅŸler. İncili ÇavuÅŸ : Epey yorulduk. Åžu orman girelim de üçer ayaklı çıkalım demiÅŸ. Hiç bir söze cevap vermeyen adam, kendi kendine ammada sorular soruyor, serseri mi bu? diye mırıldanmış. Yol ayrımına geldikten sonra birbirlerine hayırlı günler dilemiÅŸler. Adam evine geldikten sonra vaktin namazını kılmak için abdest almış. Kız babasına havlu tutarken adam gülmeye baÅŸlamış. Kızı, babasına niçin güldüÄŸünü sormuÅŸ. Adam, yolculukta olanların hepsini anlatmış. Ne serseri biri ya demiÅŸ. Kız, babasına asıl serserinin o olmadığını anlatmış. Onun özlü sözler söylediÄŸini, babasının hiçbir ÅŸey anlamadığını belirtmiÅŸ. Ekin yendi mi? yenecek mi? demiÅŸ. bu tarlanın sahibi borçlu mu? borçlu deÄŸil mi? Cenaze görünce, bu adam öldü mü? ölecek mi? Ölen kiÅŸinin iyi birisi mi, kötü birisi mi ? olduÄŸunu söylemek istemiÅŸ. İyi kiÅŸiler iyilikleri için anılır. Kötü kiÅŸiler unutulur gider. YokuÅŸta söylediÄŸi de : arıya kadar bir hikaye sen anlat, Yarıdan sonra bir hikaye ben anlatayım, yamacı aÅŸalım demiÅŸ. Bunu da anlamamışsın. Ormana girelim üçer ayaklı çıkalım demesi de ; Ormandan kendimize birer baston yapalım demek istemiÅŸ. Onuda anlamamışsın. Yol arkadaşının kıymetini bilememiÅŸsin demiÅŸ.

SOPA DA ALLAH'IN SOPASI
Çok önceleri camilerde kandil yakılırmış. Kandillere gaz yağı olmadığı için zeytinyağı konulurmuÅŸ.Caminin birinde,hırsızın birisi zeytinyağını her gün çalarmış. Caminin imamı kandillere her gün zeytinyağı doldurmaktan bıkmış,usanmış.İmam cemaate bir gün:
-İçinizde bir baba yiÄŸit varsa,camideki hırsızı yakalasın demiÅŸ.
Mekri Mustafa adında birisi:
-Ben beklerim,demiÅŸ.
Akşam ile yatsı arasında camiye gelip hırsızı beklemeye
baÅŸlamış.Hırsız gelmiÅŸ.Caminin kapısına dayanmış:ElBeyt Beytullah (Ev Allah;ın evi),Vez Zeyt Zeytullah(zeytinyağı da Allahın ),Vel Abd Abdullah (Ben de allahın kuluyum) haram olmaz.diyerek zeytinyağını ÅŸiÅŸelere doldurmaya baÅŸlamış.Mekri Mustafa eline sopayı alarak:;El Matrak Minallah(Sopa da Allah;ın sopası bu da haram olmaz.diyerek hırsızı sopayla dövmeye baÅŸlamış.Hırsız kendinden geçince elini ayağını baÄŸlamış. Sabaha kadar caminin içinde imamı beklemiÅŸ.Sabah olunca hırsızı imama teslim etmiÅŸ

SABRIN SONU
Semercinin biri kazandığı tüm paraları eski semerin içine koyarmış.Semercinin yanında çalışan çırağın bu iÅŸten haberi yokmuÅŸ.Çırak bu eski semeri bir adama satmış.Ustasına sevine sevine:Usta, ben o eski semeri sattım.demiÅŸ. Usta çırağına belli etmeden paralar gitti diye üzülmeye baÅŸlamış.Çırağına da hiç kızmamış.Semerin içine koyduÄŸu fakat kayıp ettiÄŸi paraları tamamlamak için sürekli semer yapmaya baÅŸlamış.Tam bir yıl boyunca semer yapmış.Semer yaparken de: Gitti demek olmaz, sür kamışa.diyormuÅŸ.Çırak ustasının söylediÄŸi sözler karşısında hiç sesini çıkarmazmış.Bir yıl sonra eski semeri alan adam semeri tamir ettirmeye gelmiÅŸ.Semerci semerin içini yoklamış.Para hala semerin içindeymiÅŸ.Semerci:
-Ne olacak bu semer?
-Onarılacak.
-Bu semer onarılmaz.Yenisini vereyim
-Bende para yok ki yeni semer alayım.
-Parasını ne zaman verirsen ver, demiş semerci.
Adam yeni semeri almış,gitmiÅŸ.Semerci bu sefer de:Geldi demek olmaz sür kamışa .diyerek semer yapmaya devam etmiÅŸ.
Çırağı ustanın söylediÄŸi sözlere çok ÅŸaşırmış:Usta ,sen önceden gitti demek olmaz sür kamışa diyordun,ÅŸimdi ise
geldi demek olmaz sür kamışa diyorsun.Bu neyin nesidir?diye sormuÅŸ.Usta: Gel eÅŸÅŸoÄŸlu eÅŸek sana olanları anlatmanın sırası geldi.Ben kazandığım tüm paraları bu eski semerin içine koyuyordum.Sen ise bu eski semeri baÅŸkasına sattın demiÅŸ. Çırak :Usta sen sabırlı davrandın ve bir yıl boyunca semer yaptın.Sabrın sayesinde giden paraların geri geldi demiÅŸ


EZAN OKUYAYIM MI?

Halifenin adamlarından biri , fakir bir adamcağızı döve döve çalışmaya götürüyormuÅŸ.onların yanından geçmekte olan baÅŸka bir kiÅŸi bu duruma çok üzülmüÅŸ. Fakirin o ÅŸekilde götürülmesini HALİFE;ye anlatmak istemiÅŸ.Ama bir türlü halifenin yanına gidememiÅŸ düÅŸünmüÅŸ. Taşınmış . Vakitsiz ezan okumaya karar vermiÅŸ. Deli mi bu adam? Vakitsiz ezan okuyor diye halifenin yanına götürmüÅŸler halifenin yanına götürmüÅŸler.Halife sormuÅŸ:Sen deli misin?Vakisiz ezan mı okunur? Ya emirül müminin(Müslümanların Emiri). Ben deli deÄŸilim.Senin adamlarından biri fakir bir adamı döverek iÅŸe götürüyordu. Dayanamadım.Senin yanına gelmek istedim.Sana ulaÅŸamayınca bu çareye baÅŸvurdum.Halife fakir adamı döverek iÅŸe götüren adamını çağırmış.Hemen astırmış.Bu günden sonra nerede haksız bir iÅŸ görürsen hemen ezan okumaya baÅŸla demiÅŸ. Adam emriniz olur diyerek oradan çıkıp gitmiÅŸ. Hayatına devam ederken bir gün baÅŸka bir olayla karşılaÅŸmış.Bir kiÅŸinin zengin bir adamdan alacağı varmış. Bir türlü parasını alamamış.Kadıya, kaymakama ÅŸikayet etmiÅŸ.Ne yaptıysa boÅŸuna.BaÅŸka bir kiÅŸi senin parayı ancak ezan okuyan adam kurtarır demiÅŸ.Alacağı olan kiÅŸi ezan okuyan adamın yanına gelmiÅŸ.Başından geçenleri bir bir anlatmış.Ezan okuyan adam bir notyazıp eline vermiÅŸ.Bu notu götür o adamaver.Paranı sana geri verir demiÅŸ.Pusulayı eline alıp doÄŸru zengin adamın yanına gitmiÅŸ.Pusulayı açıp okumuÅŸ. Sonra nezaket gösterip aman efendim, buyurun ÅŸöyle oturun. Bir ÅŸeyler için Adam paranızı hemen vereceÄŸim demiÅŸ.Parasını alıp gitmiÅŸ Parasını alan kiÅŸi ve bunu duyanlar ÅŸaşırmışlar..
 

AZI YARAR , ÇOÄžU ZARAR
Vaktiyle Beni İsrail zamanında halis kalpli adamın birine Allah tarafından üç dilek verilmiÅŸ. Kendisine üç dilek verildiÄŸini karısına anlatmış. Bunları nasıl kullanayım diye sorarken karısı da ;Benim dünya güzeli olmamı; dile demiÅŸ. Adam birinci dileÄŸini kullanmış. Karısının güzel olmasını dilemiÅŸ. Hakikaten karısı çok güzel olmuÅŸ. Kocasının öteki dileklerini unutmuÅŸ. Ben bu kadar güzel olayım da böyle evlere yakışır mıyım hiç .Ben padiÅŸah saraylarına layıkım diye övünmeye baÅŸlamış. Kendi adamını beÄŸenmez olmuÅŸ. Bu kadının güzelliÄŸi herkesce duyulmuÅŸ.PadiÅŸaha kadar aksetmiÅŸ. PadiÅŸah adamlarını çağırıp o kadını getirmelerini istemiÅŸ.Kocası aÄŸlamış, sızlamış ama yalvarması boÅŸuna. Askerler kadını zorla götürmüÅŸler. Hemen adamın aklına ikinci dileÄŸi gelmiÅŸ.Yarabbi giden karımı aynı maymun gibi yap demiÅŸ.PadiÅŸahın adamları saraya varınca PadiÅŸah duvağı açıp bir de ne görsün ? Kadın maymun gibi.Alın, alın bunu.Siz görmediniz mi bunu ? Bu mu dünyanın en güzel kadını diyor.Kadın , ben dünyanın en güzel kadınıyım dediyse de boÅŸuna.Ayna getirilip bakmış kadın.O halini görünce baÅŸlamış aÄŸlamaya.PadiÅŸah bu neyin nesidir diye sorunca kadın baÅŸlamış anlatmaya:
Benim kocamın üç dileÄŸi vardı.Birinci dileÄŸini benim dünya güzeli olmam için kullandı.İkinci dileÄŸini maymun olmam için kullanmıştır.PadiÅŸah ,kocan seni istediÄŸi gibi kullansın deyip geri göndermiÅŸ.Kadın içinde bulunduÄŸu duruma dayanamayıp kocasına yalvarmaya baÅŸlamış. Karısının yalvarmalarına dayanamayan adam üçüncü dileÄŸini kullanmış.Yarabbi , karımı eski durumuna döndür demiÅŸ.Böylece adamın üçüncü dileÄŸi güme gitmiÅŸ.
 

ARKADAÅžIM ÅžEYTAN
Kiliselerde Hz.İsa;nın, Hz. Meryem; in ve Åžeytanın mumu bulunurmuÅŸ.Hz.İsa ve Hz. Meryem;in mumları yakılır, ÅŸeytanın mumunu yakan olmazmış. Muziplik olsun diye kiliseye gelenlerden biri ÅŸeytanın mumunu da yakıvermiÅŸ.O gece rüyasında ÅŸeytan görünmüÅŸ.ArkadaÅŸ demiÅŸ Åžeytan :Benim mumu ÅŸimdiye kadar yakan olmadı.Sen yaktın. Senden memnun oldum.Sana bir iyilikte bulunacağım.Sana bir hazine göstereceÄŸim.Bu hazine sana ölünceye kadar yetecek. Arkadaşını götürüp hazineyi göstermiÅŸ.Hazineyi görünce çok sevinmiÅŸ.İyi ama , ben burayı na-
sıl bulacağım ? diye sormuş.Sen buraya işe. Sabah geldiğinde ıslaklığa bakar bulursun demiş.Arkadaşı iyice belli olsun diye ne varsa koyuvermiş.
DöÅŸeÄŸin içini doldurmuÅŸ.Sabah uyandığında ne hazine var, ne bir ÅŸey?Åžeytanın yapacağı iyilik bu kadar olur demiÅŸ.


BIRAKILAMAYAN HUY
Arabın biri devamlı altını pisliyormuÅŸ.Gün gelmiÅŸ evlenmiÅŸ.EvlendiÄŸi gün
altını kirletmeyeyim diye çok uÄŸraÅŸmış ama yine kaçırmış.Sabah kalktığında yatağı batık durumda.Bunu karısına nasıl anlatacak?Hanım ben seni çok seviyor , ben seni çok seviyor diyerek karısını uyandırmış.Ne
Oldu ?Hayrola diyerek uyanmış karısı.Bugün ben bir duÅŸ gördü.Minare,minare üstüne.Minare minare üstüne. Hepsinin üstünde ben. Çevirdiler,çevirdiler .Sonunda bırakıverdiler.Sen olsan o durumda ne yapardın demiÅŸ karısına. Hanımı ben olsam ölürdüm demiÅŸ.Arap ,ben ölmedim ama donu
Pisledim demiÅŸ.
Bu köÅŸeyi okurken hep fıkra veya masal sonunda güleceÄŸiniz aklınıza geliyor belki.Biraz ilim ve ibadetin önemi üzerine hikaye anlatacağım.
İlkokulun birinci sınıfında okuyan bir talebeninhocasından A harfini öÄŸrendiÄŸini ve kendisine 100 defa bu harfi yazmasının söylendiÄŸini düÅŸününüz.Bu talebe hocasının emir olan sözünü yerine getirdikten sonra 100 defa da B harfini yazması emredildiÄŸinde hocasına itirazda bulunarak ben henüz A harfinin neye yaradığını anlayamadım ki ÅŸimdi B harfini yazayım dese ne derece haddin tecavüz etmiÅŸ olur. Bu aceleci çocuÄŸa karşı hocası ;Sen sabredersen bu A ile bir gün aya gidebilirsin ve kendini ayılardan muhafaza edebilirsin; ÅŸeklinde nasihatta bulunsa bu sözler hatti zatında doÄŸrudur.Nitekim insanlar ancak ilim yolunda sabretmekle aya gidebilmiÅŸler ve kendilerini düÅŸmanlardan muhafaza edecek çeÅŸitli silahlar yapmaya muvaffak olmuÅŸlardır. Bu derece ileri meseleleri aklına sığıştıramayan o çocuk, hocasının sözlerinden intibaha gelmeyecek A yazmayı manasız, B yazmayı ise israf olarak kabul etse elbette kendisini Cehalet cehennemine terketmiÅŸ olur.
İşte insanlar da ebedi saadetten ve bu dünyadaki ibadetlerin o alemde kendilerini ne gibi alemlerde gezdireceÄŸinden, hangi azaplardan muhafaza edeceÄŸinden habersiz oldukları için , bazı kimseler misaldeki çocuk gibi düÅŸünmekte ve ibadetin bize ne faydası var, ÅŸimdiye kadar namaz kılanların eline ne geçti ki ben kılayım ÅŸeklindeki ahmakane iddialarda bulunmaktadırlar. Bizim bu iddia sahiplerine karşı yapacağımız ÅŸey, misaldeki hoca gibi hakikati anlatmak ve istikbali ilmen göstermektir.
Bu noktada vazifemizi hakkıyla yapmaya azami derecede dikkat ettikten sonra , neticeyi Hakimi-Ezaliye bırakacağız. Zaten bizim görevimizde bu noktaya kadardır.

 

ABDESTSİZ NAMAZ
Yine de bir fıkra anlatmadan edemeyeceğim.
Eskiden 40 gün namaz kılarsan bir daha bırakamazsın diye bir söz vardı. Hocanın birisi cahil bir adama 40 gün namaz kılarsan sana bir gün için 1 lira vereceÄŸim demiÅŸ.Adam 41.günde hocanın yanına gidip parayı istemiÅŸ. Gerçekten inanarak kılsa namazı , hocadan para istemeyecek.O zamanlarda hocalar maaÅŸ almadığı için parayı nereden bulup verecek .Hoca ,adama ırgat yok para yok deyince Adam :Senin böyle yapacağını bildiÄŸimden bütün namazları abdestsiz kıldım demiÅŸ.

 

GÖL MAYA TUTAR MI?
Nasreddin Hoca;nın hikmet dolu ve ibret -feÅŸan fıkralarından birisi de gölü mayalaması meselesidir. BilindiÄŸi gibi, bir gün Hoca Nasreddin;in elinde bir kaşıkla gölün kenerında birÅŸeyler yaptığını gören dostları, o ibret bahçesine teveccüh ederek Hoca Efendiye ne yaptığını sorarlar. Nasreddin Hoca cevaben ;gölü mayaladığını; söyleyince hayretlerini gizleyemeyen dostları bu defa;hocam, maya tuttuÄŸu hiç görülmüÅŸ mü?; diye tekrar sual edince, HoCAnın cevabı harika olur.;Evet, bende biliyorum ki göl maya tutmaz, ama ya bir de tutarsa!;
İşte bu fıkranın hakikâti bizce ÅŸu manalara iÅŸaret etse gerektir. Akıl bir iksirdir.İnsan o akla istikamette kullandığı takdirde, sonsuz bir zamanı ve mekanı onunla mayalayabilir. Meselâ, Sabah namazına kalkmaya karar veren insan, namaz vakti gelince abdestini alıp, sabah namazını kılıyor. Bu faliyetler arasında insanın eli, ayağı, yüzü,v.s. hep namaza müteveccih oluyor. namazın kılındığı zamanda akıl sayesinde mayalanmış oluyor. Ayrıca her yanından arÅŸa kadar melekler bu haberi birbirine ulaÅŸtırarak nihayetsiz bir mekanı ve zamanı ÅŸenlendiriyor. İşte bütün bu faliyetlerin iksiri akıl oluyor.
DiÄŸer taraftan ÅŸu kısacık dünya hayatıyla ebedi saadetini kazanan insan, göle maya tutturmuÅŸ demektir. Ebediyet gölünü altmış senelik bir ömrün, mayalayamıyacağı bedihi bir hakikat olduÄŸundan, cennete sırf Rahman-ı Rahimin lutfuyla gidildiÄŸi anlaşılıyor.
Nasreddin Hocaya sormuÅŸlar, bu dünya kaç arşın?
O arada yoldan bir cenaze geçiyormuÅŸ. Sizin ÅŸu sorunuza ;ÅŸu cenaze cevap versin.; Çünkü; dünyayı ölçmüÅŸ gidiyor ona sorun.
 

KÖTÜ HABER SÖYLEYEN İDAMLIK
Osmanlı PadiÅŸahlarından Yavuz Sultan Selim zamanında kim kötü haber getirirse idam edileceÄŸine dair ferman yayınlanmış. Sarya uzun yıllar hizmet eden Kır At ölmüÅŸ. Seyis hemen Sadrazamın yanına gitmiÅŸ. Bu haberi PadiÅŸaha nasıl duyuracağını sormuÅŸ. Biraz düÅŸünmeden sonra bu iÅŸi yaparsa ancak İncili ÇavuÅŸ yapar, onu bulup getirelim demiÅŸ. İncili ÇavuÅŸ saraya çaÄŸrılmış. Durum kendisine anlatıldıktan sonra İncili ÇavuÅŸ, Yavuz Sultan Selimin huzuruna çıkmış. Hikmetli Sultanım, Heybetli PadiÅŸahım lütuflarından sonra baÅŸlamış anlatmaya. Kır At yattı kalkmıyor. Ayaklarını uzattı, geri çekmiyor. Gözlerini yumdu, açmıyor. Sözlerini duyan padiÅŸah: Ya adam ! Kır At öldü desene. İncili çavuÅŸ: Aman PadiÅŸahım, kötü haber söylüyorsun idamlıksın demiÅŸ.                                                 

 

PEYGAMBERİMİZİN MÜBAREK ELİ
Evet, sâbıkan bahsi geçmiÅŸ: Avucunda küçük taÅŸların zikir ve tesbih etmesi Vemâ rameyte izrameyte sırrıyla, aynı avucunda, küçücük taÅŸ ve toprak, düÅŸmana top ve gülle hükmünde, onları inhizama sevketmesi.
VenÅŸakkalkamer nassı ile aynı avucunun parmağı ile Kâmeri iki parça etmesi,
Ve aynı el, çeÅŸme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduyu içirmesi,
Ve aynı el, hastalara ve yaralılara ÅŸifâ olması
Elbette o mübarek el, ne kadar harikâ-bir mucize-i kudret-i ilâhiye olduÄŸunu gösterir.
Güyâ ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i sübhanidir ki, küçücük taÅŸlar dahi içine girse, zikir ve tesbih ederler.
Ve düÅŸmana karşı, küçücük bir cephanei Rabbanidir ki, içine taÅŸ ve toprak girse, gülle ve bomba olur.
Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir Eczane-i Rahmanidir ki, hangi derde temas etse, derman olur.
Ve celâl ile kalktığı vakit Kameri parçalayıp, Kab-ı Kavseyn ÅŸeklini verir.
Ve cemâl ile döndüÄŸü vakit, ab-ı kevser akıtan on musluklu bir çeÅŸme-i rahmet hükmüne girer.
Acaba böyle Zatın tek eli,
Böyle acip mucizâta mazhar ve medâr olsa o Zatın Halık-ı Kâinat yanında ne kadar makbul olduÄŸu ve davasında ne kadar sâdık bulunduÄŸu ve o el ile biât edenler, ne kadar bahtiyâr olacakları, bedahet (açıklık) derecesinde anlaşılmaz mı?

 

FlaÅŸ Haber

 

Ziyaretçiler

JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Countries

54.3%TURKEY TURKEY
19%NETHERLANDS NETHERLANDS
10.2%DENMARK DENMARK
9.9%GERMANY GERMANY
2.4%UNITED STATES UNITED STATES
1%JAPAN JAPAN
0.7%FRANCE FRANCE
0.5%SPAIN SPAIN
0.4%AUSTRIA AUSTRIA
0.2%SWEDEN SWEDEN



Ziyaretçilerimiz

Joomla Visitor Map
Loading Joomla Visitor Map

İstatistikler

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün92
mod_vvisit_counterDün727
mod_vvisit_counterBu Hafta92
mod_vvisit_counterSon Hafta5705
mod_vvisit_counterBu Ay2654
mod_vvisit_counterSon Ay49246
mod_vvisit_counterTüm zamanlar142834

We have: 2 guests, 5 bots online
IP'nız: 38.107.191.80
 , 
Bugün: Eyl 05, 2010